İletişim Bilgileri

Barış İnşaat Emlak Kuyumculuk Müteahhitlik Gıda Tarım ve Hayv. Ltd. Şti.

  • Yetkili Kişi: Erdoğan BARIŞ
  • Telefon numarası: +90 (538) 947-96-53
  • +90 (216) 324-10-75
  • +90 (216) 470-80-67
  • MSN: info@barisinsaatim.com.tr
  • Skype: barisinsaatim
  • Adres: Esatpaşa Mahallesi Salih Omurtak Caddesi No:57/61 Barış Apartmanı B Blok Daire:2/2, Ataşehir, İstanbul, 34704, Türkiye

Çalışma Saatleri

Temsilciliklerimiz

Sitedeki güncellemeler

Sıkça Sorulan Sorular

İndirimli Konut Nedir?

İndirimli Konut Nedir?

Sıfır daire almak isteyenlerin, istedikleri inşaat projelerinde bir araya geldiği, yeterli katılımcıya ulaşıldığında alıcılarına %20’lere varan indirimler kazanmalarını sağlayan İndirimli Konut Alma sitesidir. İndirimli Konut’ta ki uygun koşullardaki indirimli konut kampanyalarından satın alımlarla yatırım fırsatı yakalayacak, hayalini kurduğunuz evinize, cazip indirim koşullarıyla kavuşarak bütçenize katkı sağlayacaksınız.


İndirimli Konut Ücretli Midir?

İndirimli Konut Ücretli Midir?

İndirimli Konut’a üye olan, indirimli konut projelerine katılımcı olan ya da konut talebi bırakan kişilerden hiç bir ücret talep edilmez.

Konut alımı gerçekleşmesi halinde, konut alıcısı kendisine yapılan hizmetten dolayı hiç bir ücret ödemez, indirimli konut’un gelir modeli inşaat firmasından aldığı hizmet komisyonudur.

Bu noktada indirimli konut "Kazan-Kazan" anlayışına dayalı çözümler sunar.


İndirimli Konut Kredisi Nedir?

İndirimli Konut Kredisi Nedir?

İndirimli Konut’un anlaşmalı olduğu bankalardan, katılımcılarına özel olarak sunduğu, piyasadaki en cazip konut kredi oranlarını sunan hizmetidir.

Katılımcısı olduğunuz indirimli konut kampanyasından satın alma işlemi gerçekleşeceğinde, İndirimli Konut, grubunuz adına anlaşmalı olduğu bankalardan aldığı kredi oranını grubunuza sunar.

Katılımcıların kredi şartlarına uygunluğu halinde hizmet gerçekleşir.


İndirimli Konut Nasıl Çalışır?

İndirimli Konut Nasıl Çalışır?

İndirimli Konut üzerinden ilgilendiğiniz şehir ve ilçeyi seçerek o bölgedeki indirimli konut projelerini listeleyerek ilgilendiğiniz konut projesine‘’katılımcı’’ olun ya da konut talep formunu doldurarak isteklerinizi bize iletin.

İndirimli konut grup yetkilisi en kısa sürede sizinle iletişime geçecek ve kampanya için gerekli minimum katılımcı sayısına ulaşıldığında grup görüşmesine davet edileceksiniz.

Grubunuzla birlikte konut alımı konusunda karar kıldığınızda, indirimli konut kredisi avantajlarıyla hizmetten yararlanabileceksiniz.


İndirimli Konut Ne Avantajlar Sağlar?

İndirimli Konut Ne Avantajlar Sağlar?

İndirimli Konut, inşaat firmasının tek kişiye vereceği fiyata oranla çok daha düşük fiyat vererek bütçenize katkı sağlar. İndirimli Konut, konut kredisi çekmeyi düşünmeniz halinde anlaşmalı olduğu bankalardan yine grup olarak konut almanın gücüyle en cazip indirimli konut kredisi avantajı sunar. Ayrıca tek ekspertiz ücreti, sıfır dosya masrafıyla da bütçenizi iyiden iyiye katkı sağlar. İndirimli Konut’tan konut alımı gerçekleştirerek komşunuzu seçebilme fırsatına erişebilirsiniz.


Nasıl İndirimli Konut Kredisi Kullanabilirim?

Nasıl İndirimli Konut Kredisi Kullanabilirim?

İndirimli Konut yetkilisi, indirimli konut kredisinden yararlanmak isteyen katılımcılarının vermiş oldukları bilgiler doğrultusunda, anlaşmalı olduğu bankalardan kişilerin kredi uygunluklarını sorgular.

Konut alımı konusunda istekli olan katılımcılara, bir çok kredi seçeneği ve grup alımı gerçekleşeceği için en cazip konut kredisi avantajı sunulur. Konut alıcısının olumlu olması halinde, indirimli konut yetkilisi alıcılardan gerekli belgeleri toplar ve ilgili bankaya ulaştırır. Böylelikle indirimli konut yetkilisi, süreci sizin adınıza hiç bir ücret talep etmeden yürütür.


İndirimli konut almaya karar verdim ve katılımcı oldum. Şimdi Ne Olacak?

İndirimli konut almaya karar verdim ve katılımcı oldum. Şimdi Ne Olacak?

İndirimli konut yetkilisi sizinle en kısa zamanda iletişime geçecek ve size uygun bir zaman diliminde ofisimize davet edecektir. Katılımcı olduğunuz konut projesi hakkında ya da konut talep formuna bıraktığınız bilgiler doğrultusunda size ayrıntılı bilgi verilecektir. İndirimli Konut kredisinden yararlanmak istemeniz halinde anlaşmalı bankalardan sizin adınıza teklifler alınıp tarafınıza sunulacaktır. Konut alımına karar vermeniz halinde, sizin gibi aynı konut projesinden konut alımı yapmak isteyenler ile ofisimize grup görüşmesine davet edileceksiniz. Tüm grup üyelerini yani komşunuz olabilecek kişileri birebir tanıma, tanışma fırsatı elde edeceksiniz.


İndirimli Konut’ta verilen konut fiyatı gruptaki kişi sayısına göre değişebilir mi?

İndirimli Konut’ta verilen konut fiyatı gruptaki kişi sayısına göre değişebilir mi?

Sitemizde belirtilen indirim oranları minimum sayıda katılımcı için geçerlidir. Katılımcı sayısının artması ve ilgili konut projesinin daha fazla talep görmesi halinde indirim oranları yükselir. Böylelikle daha çok katılımcı ile daha çok indirim avantajından yararlanabilirsiniz.


Katılmak istediğim İndirimli Konut projesi hakkında daha detaylı bilgi alabilirmiyim?

Katılmak istediğim İndirimli Konut projesi hakkında daha detaylı bilgi alabilirmiyim?

Katılımcısı olduğunuz ya da İlgili olduğunuz indirimli konut projeleri hakkında uzman kadromuzdan dilediğiniz zaman ofisimizi ziyaret ederek bilgi alabilir ve konut almanın püf noktalarını uzman temsilcilerimizden öğrenebilirsiniz.


Katılımcı olduğum konut projesinden ayrılıp başka bir konut projesine katılımcı olabilir miyim?

Katılımcı olduğum konut projesinden ayrılıp başka bir konut projesine katılımcı olabilir miyim?

Sizin istek ve şartlarınıza uymadığını düşündüğünüz konut projesinden ayrılabilirsiniz. indirimli konut yetkilisinin yönlendirmesiyle size uygun olan başka bir konut projesine geçiş yapabilirsiniz. Bu noktada grubunuzdaki diğer konut alıcılarına karşı bir sorumluluğunuz olmayacaktır.


Barış Kuyumculukta Eski Çeyrek & Yeni Çeyrek?

Çeyrek altın kullanıcıları ve yatırımcılarının yakından merak ettiği bir konu. Eski çeyrek altın mı daha avantajlı yoksa Yeni çeyrek altın mı avantajlı? aralarında fiyat farkı var mıdır? fiyat farkı olmalı mıdır?

Aslında basit bir konu fakat bazı nedenler sebebiyle piyasada karışıklık olmasına sebep olmuştur. Öncelikle şunun bilinmesi gerekir. Kuyumcu satışı yaptığı zaman iki altın arasında bir fark vardır.

Kuyumcu Satışında Yeni ile Eski Çeyrek Altın Arasında Fiyat Farkı Var mıdır?

Kuyumcu çeyrek altın satarken yeni ile eski çeyrek altın arasında fiyat farkı vardır. Bunun en büyük sebebi, kuyumcu yeni olarak satışını yaptığı çeyrek altını darphaneden damga vergisi ödeyerek daha yüksek fiyata mal etmektedir. Eski çeyrek altınların daha düşük fiyattan satılmasının sebebi ise, genellikle müşteriden gelen altınlar olduğu için daha düşük fiyata mal etmeleridir. Maliyet hesabı yapıldığında arada bir fark oluşması fiyatlara da bu şekilde yansımaktadır.

Eski Çeyrek Altın ile Yeni Tarihli Çeyrek Altın Bozdurma Fiyatı Arasında Fark Var mıdır?

Çeyrek altını bozdurma konusunda ise bir tutarsızlık söz konusu olduğu için kafaları karıştıran nokta burada meydana çıkmaktadır. Bozdurma konusunda öncelikle bilinmesi gereken şudur. Yeni ve eski tarihli çeyrek altın, tarih fark etmeksizin bozdurma fiyatı aynıdır. Yani iki altın da aynı rakamdan kuyumcu tarafından geri alınır. Bunun sebebi, altın bozdurma anında altın, hurda değeri üzerinden işlem görür ve hesaplanır. Çeyrek altının hurda altın olarak ağırlığı 1,75 gramdır ve bu gram üzerinden hesaplama yapılırken “tarih” hiç bir etki etmemektedir. Fakat işin en önemli ve dikkat edilmesi gereken yeri vardır. Kuyumcular, yeni çeyrek altına ihtiyacı olduğu zaman, darphaneden yüksek fiyatlı yeni çeyrek altın almak yerine, eğer o an da müşteriden yeni çeyrek altın geliyor ise normal fiyatın biraz üzerine çıkabilir. Bu durum istisna bir durumdur ve her yerde her zaman geçerli olabilecek bir durum değildir. Kuyumcuya, “eski ile yeni çeyrek altını aynı fiyattan alıyorsunuz? bu nasıl oluyor?” gibi bir şey söylemek mümkün değildir. Bu sebeple, insanlar bozdurma arasında da fiyat farkı olduğunu düşünüp, yeni çeyrek altın daha yüksek fiyattan bozduruluyor düşüncesiyle daha çok, yeni çeyrek altın almak istiyorlar. Bu yanlış bir düşünce olarak görülmektedir ve dikkat edilmesi gereken bir konudur.

Yeni Çeyrek Altın mı Almalı Yoksa Eski Çeyrek Altın mı?
Çeyrek altın alırken eski tarihli çeyrek altın almanız önerilir. Yukarıda açıklamış olduğumuz sebeplerin yanında, yeni çeyrek altına yatırım yapıldığında bir sonraki yıl geldiğinde veya o yıla girilmesine kısa bir zaman kala, elinizdeki yeni altın, eski altın konumuna düşmektedir. Bu da yine ekstra bir dezavantaj oluşturmaktadır. Fakat eski çeyrek altında bu şekilde bir risk yoktur. Yatırım için daha idealdir.


Sahte Altın Nasıl Anlaşılır?

Altın alıcısının en korktuğu durumlardan biri sahte altın ile karşılaşmak. Bu durum ile karşılaşmamak adına bir çok altın alıcısı altının sahte olup olmadığını nasıl anlayacağı konusunda fikir edinmek istiyor. İşin aslı, altının sahte olup olmadığını anlamak pek sanıldığı kadar kolay değildir. Altının gerçek olduğunu anlamak için bir den fazla yöntem kullanılmaktadır. Bu yöntemleri kullanarak altının gerçekliliğini test edebilirsiniz. Fakat bu durum ile karşılaşmamanız ve güvenli altın alışverişi için kuyumcuları tercih ediniz

Altının Gerçek Olup Olmadığını Anlamak İçin Kullanılan Yöntemler

1- Öncelikle en basit olarak kullanılan yöntem ayar ve patent damgalarıdır. Örneğin, yüzük, bilezik, kolye ve benzeri takıların içerisinde veya klips bölgelerinde damgalar bulunmaktadır. Marka patent damgası her altın üzerinde yer almayabilir fakat altının kaç ayar olduğuna dair “Ayar Damgası” mutlaka yer alması gerekir. O sebeple üzerinde ayar yazmayan altının sahte olma olasılığı oldukça yüksektir. Fakat her üzerinde ayar yazmayan altın da sahte anlamını taşımaz. Damgalar, kullanımdan kaynaklı olarak fazla yıpranmış ise zaman içerisinde silinebilmektedirler.

Peki Bu Ayar Damgası Nedir? Farklı Bir Rakam Yazıyorsa Ne Olabilir?

Ayar damgaları farklılıklar gösterebilir.
14 Ayar altın için 14, 575, 585.
18 Ayar altın için 18, 750.
22 Ayar için 22, 912, 930, 933

gibi rakamlar yer alabilir.

2- Altın, zemin üzerine atıldığı zaman çıkardığı ses ile de ayırt edilebilir. Gerçek altın zemine atıldığı zaman tok ve net bir ses çıkarır. Sahte altın ise daha cılız bir ses çıkarır. Bu yöntem ile ayırt etmek pek kolay değildir ve genellikle bu konuda uzmanlaşmış kişiler bu yöntemi kullanmaktadır.

3- Bir başka yöntem ise şüphe duyulan altının içerisine inmektir. Yani altını sert bir cisimle çizip dış renginin kaplama olup olmadığını anlayabilirsiniz. Eğer içerisinde farklı bir renk barındırıyorsa bu durum da altının sahte olduğuna işarettir. Altını parçaya bölerek te iç rengine bakabilirsiniz.

4- Bazı altınların üzerindeki ayar yazısı yıpranmadan dolayı aşınmış olabiliyor. Bu durumlarda kuyumcular da altının ayarını anlamakta güçlük çekebilirler. Böyle durumlarda ise kuyumcuların kullandığı yöntem taşa sürtme yöntemidir. Hemen hemen her kuyumcunun mağazasında bulundurduğu “Mihenk taşı ve altın ayar asitleri” bulunmaktadır. Bu yöntemde altın, mihenk taşına sürtülerek bir çizgi oluşturulur. Ardından bu çizilen çizgi üzerine asit damlatılır. Eğer asit döküldükten sonra oradaki çizgi silinip yok oluyorsa ayar daha düşüktür veya altın değildir anlamına gelir.

Öneri:

Kuşku duyduğunuz bir altın var ise en doğru yol bir kuyumcuya götürüp göstermenizdir. Bu, en sağlıklı ve en doğru yol olarak sonuca en net şekilde ulaşmanızı sağlayacaktır.


Kentsel Dönüşüm nedir?

Kentsel dönüşüm, kentteki sorunlu alanların belirlenip, sağlıklı ve de yaşanılabilir hale getirilmesi amacı ile yeniden yapma veya sağlıklı hale getirmek için uygulama yapılması anlamına gelmektedir. Kısaca kentsel dönüşüm kentin dokusunu bozan sorunların giderilmesidir. Bu şekilde de kaçak yapılaşmanın önüne geçilmesi, depreme dayanıklı olmayan, ekonomik ömrünü doldurmuş binaların yeniden yapılarak olası doğal afetler sonucu oluşacak zararların en aza indirilmesi amaçlanmaktadır. Kentsel dönüşüm sürecinde ortaya çıkacak ihtiyaçlar şunlar olabilir; yeni konut yapılması, doğal afet riski olan bölgelerdeki veya yapısı itibariyle riskli olan binaların yeniden inşası, zayıf yapılı binaların (gecekondu) yapımının engellenmesi, şehrin modern ve medeni ihtiyaçları karşılayacak hale getirilmesi (kongre ve finans merkezleri, park ve eğlence alanları inşası).


6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun’un bugüne kadar yapılanlardan farkı ve amacı nedir?

6306 Sayılı Kanunun amacı; can ve mal kaybının meydana geldiği doğal afetler gerçekleşmeden önce gerekli tedbirlerin alınması, zararın oluşmadan engellenmesi ve vatandaşların sağlıklı ve güvenli bölgelerde ve binalarda yaşamasını sağlamaktır. Daha önce çıkan kanunlar afetlerden oluşan zararları gidermeye, yaraları sarmaya yönelikti. 6306 sayılı Kanunda öncelikle vatandaşların can güvenliği hedeflenmiştir. Riskli yapısı yıkılmış olan hak sahiplerine kredi, konut ve işyeri tahsisi, konut sertifikası gibi desteklerin verilmesi mümkündür. Kentsel dönüşümün etkili bir şekilde gerçekleştirilmesi için de yerel yönetimler etkin bir biçimde yetkilendirilmişlerdir.


Kentsel Dönüşüm Eylem Planları nedir?

Zemin yapısı veya üzerindeki yapılaşma sebebi ile can ve mal kaybına yol açma riski taşıyan riskli alanlar ile ekonomik ömrünü tamamlamış, yıkılma veya ağır hasar görme tehlikesi olan yapılar ve alanlar, 6306 sayılı Kanun kapsamında belirlenecektir. Yapılan risk tespitleri sonrasında başlanacak olan uygulamalar “Kentsel Dönüşüm Eylem Planı” içerisinde yer alacaktır. Kentsel dönüşüm eylem planlarının önceliği; birinci deprem bölgelerinde yer alan illerde ve ikinci deprem bölgesinde bulunup acil risk taşıyan yerler de olacaktır.


Uygulama Alanı nedir? Nasıl belirlenir?

Bakanlar Kurulu kararı ile kararlaştırılan riskli alan ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen rezerv yapı alanını ifade eder. Zemin yapısı veya üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıyan ya da yeni yerleşim alanı olarak kullanılmak üzere tespit edilen alanlara uygulama alanı denir.


Kira ve diğer yardımlar kimlere yapılacaktır?

6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun madde 5 “Riskli yapıların yıktırılmasında ve bunların bulunduğu alanlar ile riskli alanlar ve rezerv yapı alanlarındaki uygulamalarda, öncelikli olarak malikler ile anlaşma yoluna gidilmesi esastır. Anlaşma ile tahliye edilen yapıların maliklerine veya malik olmasalar bile kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak bu yapılarda ikamet edenlere veya bu yapılarda işyeri bulunanlara geçici konut veya işyeri tahsisi ya da kira yardımı yapılabilir.”


Kentsel dönüşüme ilişkin işlemlerde dava açma hakkımız var mı?

6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun madde 6/9 “Bu Kanun uyarınca tesis edilen idari işlemlere karşı tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca dava açılabilir. Bu davalarda yürütmenin durdurulmasına karar verilemez.” demektedir.
Belediye Kanunu madde 73’te “Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında bulunan yapıların boşaltılması, yıkımı ve kamulaştırılmasında anlaşma yolu esastır. Kentsel dönüşüm ve gelişim projesi kapsamında bulunan gayrimenkul sahipleri ve belediye tarafından açılacak davalar, mahkemelerde öncelikle görüşülür ve karara bağlanır. ” denilmektedir.


Oturduğum binanın riskli olduğunu düşünüyorum ancak 2/3 çoğunluk bana katılmıyor. Binanın durumunun tespiti için ne yapabilirim?

6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun madde 3 “(1) Riskli yapıların tespiti, Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde masrafları kendilerine ait olmak üzere, öncelikle yapı malikleri veya kanuni temsilcileri tarafından, Bakanlıkça lisanslandırılan kurum ve kuruluşlara yaptırılır ve sonuç Bakanlığa veya İdareye bildirilir.” 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliği madde 7 “Öncelikle yapı malikleri veya kanunî temsilcileri tarafından, masrafları kendilerine ait olmak üzere yaptırılır. Maliklerce yapılacak riskli yapı tespiti talebi, tapu belgesinin ve kimlik belgesinin fotokopisi ile yapılır.” Kısaca herhangi bir malik tespit isteyebilecektir.


Oturduğum binanın riskli olduğuna dair tespit raporu alındı. Raporun doğru olmadığını düşünmem halinde başvurabileceğim yollar nelerdir?

6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliği madde 7/6 “Riskli yapı tespitine karşı malikler veya kanunî temsilcilerince on beş gün içinde riskli yapının bulunduğu yerdeki Müdürlüğe verilecek bir dilekçe ile itiraz edilebilir”


Kanun kapsamında yerinde dönüşümü nasıl ifade edersiniz?

6306 sayılı Kanun kapsamında “yerinde dönüşüm”, kentsel dönüşüm projesi kapsamında bulunan müstakil binalar için kullanılan bir terimdir. Örneğin; 20 konutlu bir binada daire sahibi iseniz ve söz konusu bina depreme dayanıklı değil ise, binanın bulunduğu arsanın mevcut imarında değişiklik yapılmadan, bina yıkılarak yerine depreme dayanıklı bir bina inşa edilmesi anlamına gelir.


Binada yıkım için 2/3 çoğunlukla karar alındı. Ben bu karara katılmıyorum. Benim payıma ne olacak?

6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun madde 6 “Bu karara katılmayanların bağımsız bölümlerine ilişkin arsa payları, Bakanlıkça rayiç değeri tespit ettirilerek bu değerden az olmamak üzere anlaşma sağlayan diğer paydaşlara açık artırma usulü ile satılır. Bu suretle paydaşlara satış gerçekleştirilemediği takdirde, bu paylar, Bakanlığın talebi üzerine, tespit edilen rayiç bedeli de Bakanlıkça ödenmek kaydı ile tapuda Hazine adına resen tescil edilir ve yapılan anlaşma çerçevesinde değerlendirilmek üzere Bakanlığa tahsis edilmiş sayılır veya Bakanlıkça uygun görülenler TOKİ’ye veya İdareye devredilir.”


Binamız yıkıldıktan sonra arsa payı paydaşları olarak hangi konularda karar alacağız?

6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun madde 6/1’de “Üzerindeki bina yıkılarak arsa hâline gelen taşınmazlarda daha önce kurulmuş olan kat irtifakı veya kat mülkiyeti, ilgililerin muvafakatleri aranmaksızın Bakanlığın talebi üzerine ilgili tapu müdürlüğünce resen terkin edilerek, önceki vasfı ile değerlemede bulunularak veya malik ile yapılan anlaşmanın şartları tapu kütüğünde belirtilerek malikleri adına payları oranında tescil edilir. Bu taşınmazların sicilinde bulunan taşınmazın niteliği, ayni ve şahsi haklar ile temlik hakkını kısıtlayan veya yasaklayan her türlü şerh, hisseler üzerinde devam eder. Bu şekilde belirlenen uygulama alanında cins değişikliği, tevhit ve ifraz işlemleri Bakanlık, TOKİ veya İdare tarafından resen yapılır veya yaptırılır. Bu parsellerin malikleri tarafından değerlendirilmesi esastır. Bu çerçevede, parsellerin tevhit edilmesine, münferit veya birleştirilerek veya imar adası bazında uygulama yapılmasına, yeniden bina yaptırılmasına, payların satışına, kat karşılığı veya hasılat paylaşımı ve diğer usuller ile yeniden değerlendirilmesine sahip oldukları hisseleri oranında paydaşların en az üçte iki çoğunluğu ile karar verilir.” denilmektedir.


Riskli Alan / Riskli Yapı nedir? Kim belirler?

6306 sayılı Kanunun 2. maddesinin ç bendi uyarınca riskli alan: Zemin yapısı veya üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıyan, Bakanlık veya İdare tarafından Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının görüşü de alınarak belirlenen ve Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca kararlaştırılan alanı ifade eder. Uygulama Yönetmeliğinin 5. maddesi uyarınca riskli alanın tespiti; Bakanlık tarafından veya TOKİ veya İdare tarafından Bakanlıktan talep edilerek yapılır. Riskli alan belirlenmesi için bu alanda taşınmaz maliki olan gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri de Bakanlık veya İdareden riskli alan tespit talebinde bulunabilir. İdareye yapılacak talepler Bakanlığa iletilir.
6306 sayılı Kanunun 2. Maddesinin d bendi uyarınca riskli yapı: Riskli alan içinde veya dışında olup ekonomik ömrünü tamamlamış olan ya da yıkılma veya ağır hasar görme riski taşıdığı ilmî ve teknik verilere dayanılarak tespit edilen yapıyı veya yapıları ifade eder.
Uygulama Yönetmeliğinin 7. maddesi uyarınca riskli yapıların tespiti; öncelikle yapı malikleri veya kanunî temsilcileri tarafından, masrafları kendilerine ait olmak üzere yaptırılır. Bakanlıkça, süre verilerek maliklerden veya kanunî temsilcilerinden istenebilir. Verilen süre içinde yaptırılmadığı takdirde, tespitler Bakanlıkça veya İdarece yapılır veya yaptırılır. Bakanlık, belirlediği alanlardaki riskli yapıların tespitini süre vererek İdareden de isteyebilir. Riskli yapılar, Bakanlıkça veya İdarece veya Bakanlıkça lisanslandırılacak, kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler; sermayesinin en az yüzde kırkı kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan şirketler; depremden korunma, deprem zararlarının azaltılması ve deprem mühendisliğinin gelişmesine katkıda bulunmak gibi konularda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları; 29/6/2001 tarihli ve 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanuna göre Bakanlıktan izin belgesi almış yapı denetimi kuruluşları ve laboratuvar kuruluşları ile mimarlık ve mühendislik hizmetleri veren ve 27/1/1954 tarihli ve 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu uyarınca büro tescilini yaptırmış kurum ve kuruluşlarca tespit edilir.


Rezerv Yapı Alanı nedir? Kim belirler?

6306 sayılı Kanunun 2. maddesinin c bendi uyarınca rezerv yapı alanı: Kanun uyarınca gerçekleştirilecek uygulamalarda yeni yerleşim alanı olarak kullanılmak üzere, TOKİ’nin veya İdarenin talebine bağlı olarak veya resen, Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak Bakanlıkça belirlenen alanları ifade eder.
Uygulama Yönetmeliğinin 4. maddesi uyarınca rezerv yapı alanı tespiti; Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak Bakanlıkça belirlenir. Bakanlık tarafından resen belirleme de yapılabilir. TOKİ veya İdare, gerekli bilgi ve belgeleri ihtiva eden dosyaya istinaden Bakanlıktan rezerv yapı alanı belirlenmesi talebinde bulunabilir. Gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri de gerekli bilgi ve belgeleri ihtiva eden dosyaya istinaden Bakanlıktan rezerv yapı alanı belirlenmesi talebinde bulunabilir.


Riskli yapı tespitinde hangi kuruluşlar yetkilidir?

Riskli yapı 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliği (Yönetmelik) madde 6 “Riskli yapılar, Bakanlıkça veya İdarece veyahutta Bakanlıkça lisanslandırılacak, kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler; sermayesinin en az yüzde kırkı kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan şirketler; depremden korunma, deprem zararlarının azaltılması ve deprem mühendisliğinin gelişmesine katkıda bulunmak gibi konularda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları; 29/6/2001 tarihli ve 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanuna göre Bakanlıktan izin belgesi almış yapı denetimi kuruluşları ve laboratuar kuruluşları ile mimarlık ve mühendislik hizmetleri veren ve 27/1/1954 tarihli ve 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu uyarınca büro tescilini yaptırmış kurum ve kuruluşlarca tespit edilir.”,


Riskli alan tespitinde hangi kuruluşlar yetkilidir?

Riskli alan, Yönetmelik madde 5 “Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının görüşü alınarak Bakanlıkça belirlenir ve teklif olarak Bakanlar Kuruluna sunulur.”


Deprem açısından riskli alan ve yapılarda kentsel dönüşüm projelerini yürütme aşamasında kimler yetkili?

644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname madde 2-ğ’de Çevre ve Şehircilik Bakanlığının yetkileri arasında “ğ) Gecekondu, kıyı alanları ve tesisleri ile niteliğinin bozulması nedeniyle orman ve mera dışına çıkarılan alanlar dâhil kentsel ve kırsal alan ve yerleşmelerde yapılacak iyileştirme, yenileme ve dönüşüm uygulamalarında idarelerce uyulacak usul ve esasları belirlemek; (…); 2/3/1984 tarihli ve 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu ile 20/7/1966 tarihli ve 775 sayılı Gecekondu Kanunu uyarınca Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan uygulamalara ilişkin her tür ve ölçekte etüt, harita, plan ve parselasyon planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak, ruhsat işlerini gerçekleştirmek, yapı kullanma izinlerini vermek ve bu alanlarda kat mülkiyetinin kurulmasını sağlamak.” sayılmıştır. Ayrıca 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun madde 6/5’te “Bakanlık; Riskli yapılara, rezerv yapı alanlarına ve riskli yapıların bulunduğu taşınmazlara ilişkin her tür harita, plan, proje, arazi ve arsa düzenleme işlemleri ile toplulaştırma yapmaya, Bu alanlarda bulunan taşınmazları satın almaya, ön alım hakkını kullanmaya, bağımsız bölümler de dâhil olmak üzere taşınmazları trampaya, taşınmaz mülkiyetini veya imar haklarını başka bir alana aktarmaya, Aynı alanlara ilişkin taşınmaz mülkiyetini anlaşma sağlanmak kaydı ile menkul değere dönüştürmeye, Kamu ve özel sektör işbirliğine dayanan usuller uygulamaya, kat veya hasılat karşılığı usulleri de dâhil olmak üzere inşaat yapmaya veya yaptırmaya, arsa paylarını belirlemeye, 23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundaki esaslara göre paylaştırmaya, payları ayırmaya veya birleştirmeye, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu uyarınca sınırlı ayni hak tesis etmeye, yetkilidir. ç bendinde belirtilen uygulamalar, 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa tabi idareler ile iş birliği içinde veya gerçek ve özel hukuk tüzel kişileri ile özel hukuka tabi anlaşmalar çerçevesinde de yapılabilir.” denilmekte ve aynı kanun madde 6/12’de “Bakanlık, bu Kanunda belirtilen iş ve işlemlere ilişkin olarak TOKİ’ye veya İdareye yetki devrine ve bu iş ve işlemlerden hangilerinin TOKİ veya İdare tarafından yapılacağını belirlemeye yetkilidir” denilmektedir. Bu durumda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkiliyken, kanun ile kendine tanınan yetkileri TOKİ veya Belediye, İl Özel İdaresi veya Büyükşehir Belediyelerine devredebilecektir.


Binamın bulunduğu alan riskli alan olarak belirlendi ancak binam yeni ve sağlam. Kentsel dönüşüm projesine dâhil edilecek mi?

6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun madde 3/7 “Bu Kanunun uygulanması için belirlenen alanların sınırları içinde olup riskli yapılar dışında kalan diğer yapılardan uygulama bütünlüğü bakımından Bakanlıkça gerekli görülenler de 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun hükümlerine tabi olur.”


İnşaat ruhsatı aldım ancak inşaata başlamadan aldığım yer riskli alan olarak belirlendi. Bu durumda ruhsatın geçerliliği etkilenecek mi?

6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun madde 4/1 “Bakanlık veya uygulamayı yürütmesi hâlinde TOKİ veya İdare, riskli alanlarda, riskli yapıların bulunduğu taşınmazlarda ve rezerv yapı alanlarında bu Kanun kapsamındaki proje ve uygulamalar süresince her türlü imar ve yapılaşma işlemlerini geçici olarak durdurabilir.”
6306 sayılı kanunun madde 3/7 “Bu Kanunun uygulanması için belirlenen alanların sınırları içinde olup riskli yapılar dışında kalan diğer yapılardan uygulama bütünlüğü bakımından Bakanlıkça gerekli görülenler de bu Kanun hükümlerine tabi olur.”


Binam riskli yapı olarak tespit edildi ancak yıkılmasını beklemeden başka yerde ikamet etmek istiyorum. Tahliyeden sonra süreç nasıl, yardımlar nasıl yapılacaktır?

Bina tahliye edildikten sonra 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliği madde 16 “Anlaşma ile tahliye edilen uygulama alanındaki yapılar ile uygulama alanı dışındaki riskli yapıların maliklerine tahliye tarihinden itibaren konut ve işyerlerinin teslim tarihine veya ilgili kurumca belirlenecek tarihe kadar, mümkün olması hâlinde geçici konut veya işyeri tahsisi, mümkün olmaması hâlinde ise, Bakanlıkça kararlaştırılacak aylık kira yardımı yapılabilir”
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliği madde 16/6 ve 16/7 “Kanun kapsamında kredi kullanacak gerçek veya tüzel kişilerin bankalardan kullanacağı kredilere; Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanın teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenen oranlarda Dönüşüm Projeleri Özel Hesabından karşılanmak üzere faiz desteği verilebilir. Dönüşüm Projeleri Özel Hesabından aynı kişiye hem kira yardımı ve hem de faiz desteği yapılamaz. Kira yardımından faydalananlar faiz desteğinden, faiz desteğinden faydalananlar ise kira yardımından faydalanamaz.” demektedir.


Riskli yapıların yıktırılması nasıl olacak?

6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun madde 5/3 ve 5/4’te şöyle denilmektedir; “Uygulamaya başlanmadan önce, riskli yapıların yıktırılması için, bu yapıların maliklerine altmış günden az olmamak üzere süre verilir. Bu süre içinde yapı, malik tarafından yıktırılmadığı takdirde, yapının idari makamlarca yıktırılacağı belirtilerek ve tekrar süre verilerek tebligatta bulunulur. Verilen bu süre içinde de maliklerince yıktırma yoluna gidilmediği takdirde, bu yapıların insandan ve eşyadan tahliyesi ve yıktırma işlemleri, yıktırma masrafı ile gereken diğer yardım ve krediler öncelikle dönüşüm projeleri özel hesabından karşılanmak üzere, mahallî idarelerin de iştiraki ile mülki amirler tarafından yapılır veya yaptırılır.
Birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarda belirtilen usullere göre süresinde yıktırılmadığı tespit edilen riskli yapıların yıktırılması, Bakanlıkça yazılı olarak İdareye bildirilir. Buna rağmen yıktırılmadığı tespit edilen yapılar, Bakanlıkça yıkılır veya yıktırılır. Uygulamanın gerektirmesi hâlinde Bakanlık, yukarıdaki fıkralarda belirtilen tespit, tahliye ve yıktırma iş ve işlemlerini bizzat da yapabilir.”


Binanın riskli olup olmadığı nasıl anlaşılır?

Bir binanın riskli olup olmadığı 6/3/2007 tarihli ve 26454 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre tespit edilecektir. Yapının ekonomik ömrünü tamamlamış olduğunun, depremde yıkılacak veya ağır hasarının çok olduğunun risk tespit kuruluşlarına tespit ettirilmesi ve alınacak risk raporu ile anlaşılır.


Binanın risk tespitinde çoğunluk şartı aranır mı?

Hayır aranmaz. 6306 sayılı Kanunun 3. maddesinin 1. fıkrası ve Uygulama Yönetmeliğinin 7. maddesi uyarınca; “riskli yapıların tespiti, Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde masrafları kendilerine ait olmak üzere, öncelikle yapı malikleri veya kanuni temsilcileri tarafından, Bakanlıkça lisanslandırılan kurum ve kuruluşlara yaptırılır ve sonuç Bakanlığa veya İdareye bildirilir.” Görüldüğü gibi herhangi bir daire, dükkan ve arsa payı sahibi bu başvuruyu tek başına yapabilir.


Risk tespitinden sonra yapılacaklar nelerdir?

6306 sayılı Kanunun 5. maddesinin 3. ve 4. fıkrası uyarınca riskli yapı tespiti yapılmasından ve risk tespitine itiraz varsa sonucunun alınmasından sonra; yapıların yıktırılması için, bu yapıların maliklerine altmış günden az olmamak üzere süre verilecektir. Bu süre içinde yapı, malik tarafından yıktırılmadığı takdirde, yapının idari makamlarca yıktırılacağı belirtilerek ve tekrar süre verilerek tebligatta bulunulacaktır. Verilen bu süre içinde de maliklerince yıktırma yoluna gidilmediği takdirde, bu yapıların insandan ve eşyadan tahliyesi ve yıktırma işlemleri, yıktırma masrafı ile gereken diğer yardım ve krediler öncelikle dönüşüm projeleri özel hesabından karşılanmak üzere, belediyeler veya il özel idarelerinin de katılımı ile valiler veya kaymakamlar tarafından yapılacak veya yaptırılacaktır. Belirtilen usullere göre süresinde yıktırılmadığı tespit edilen riskli yapıların yıktırılması, Bakanlıkça yazılı olarak İdareye bildirilecektir. Buna rağmen yıktırılmadığı tespit edilen yapılar, Bakanlıkça yıkılır veya yıktırılır. Uygulamanın gerektirmesi hâlinde Bakanlık, tespit, tahliye ve yıktırma iş ve işlemlerini bizzat da yapabilir.
Risk tespit raporunun hazırlanmasından itibaren yıkımın gerçekleşme süreci toplamda 6-8 ay içindedir. Bakanlık yıkmak isterse bu sürenin sonunda yıkabilir. Ama Bakanlık söylemde ve açıklamalarında yıkım için acele etmeyeceklerini, maliklerden talep gelmeden harekete geçmeyeceğini belirtmektedir.


Söz konusu tespit işlemine dava açılabilir mi?

Evet açılabilir. 6306 sayılı Kanunun 6. maddesinin 9. fıkrası uyarınca; “bu Kanun uyarınca tesis edilen idari işlemlere karşı tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca dava açılabilir. Bu davalarda yürütmenin durdurulmasına karar verilemez.” Belediye Kanunu madde 73’te de “kentsel dönüşüm ve gelişim projesi kapsamında bulunan gayrimenkul sahipleri ve belediye tarafından açılacak davalar, mahkemelerde öncelikle görüşülür ve karara bağlanır. ” denilmektedir.


Sağlam bir bina ‘Riskli Alan’ üzerinde bulunuyorsa yıkılır mı?

Tabii ki yıkılabilir. 6306 sayılı Kanunun 3. maddesinin 7. fıkrası uyarınca; “bu Kanunun uygulanması için belirlenen riskli alanların sınırları içinde olup riskli yapılar dışında kalan diğer yapılardan uygulama bütünlüğü bakımından Bakanlıkça gerekli görülenler de bu Kanun hükümlerine tabi olur.”


Bina güçlendirme nedir?

Bina güçlendirme bir yapının olası bir depremde can kaybının olmasının engellenmesi amacı ile yapının yapısal ilavelerle depreme dayanıklı hale getirilmesidir. Bir diğer anlatım ile binanın dayanıklılığının arttırılması amacı ile iyileştirmeye yönelik yapılan müdahalelerdir. Binanın yıkılıp yeniden yapımının alternatifidir.


Yıkım yapılan alanlara imar artış hakkı verilir mi?

Şu an için hiçbir yasal düzenlemede imar artışı verileceği yok. Ama kamu yöneticilerinin söyleminde bu var. 6306 sayılı Kanun, imar planlarının bütünsel yapısına aykırı olmayacaksa, Bakanlığın yapacağı imar planları ile imar artışı yapılmasının yasak olduğuna dair bir madde taşımadığından uygulamada imar artışı yapılacaktır.
Belediyeler imar planları notlarına parsel birleştirmelerde imar artışına olanak tanıyan hükümler koymaktadırlar. Ayrıca şu an hazırlanan yeni İmar Kanunu Taslağında bu yönde düzenlemeler olduğu söyleniyor.


Sit alanı dâhilindeki yapıların dönüşümü mümkün müdür?

Evet, sit alanlarında da kentsel dönüşüm mümkündür. 5366 sayılı “Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun”a göre; sit alanlarında, koruma alanlarında hem sosyal donatı alanları oluşturmak hem de afet riskine karşı önlem almak için, kültür ve tabiat varlıkları yenilenmekte ve yeniden kullanım fonksiyonları getirilmektedir.


Kanun kapsamında Bakanlığın, idarenin ve TOKİ’nin yetkileri nelerdir?

6306 sayılı Kanun uyarınca Çevre ve Şehircilik Bakanlığının yetkileri;
Riskli yapı tespiti yapacak kurum ve kuruluşlara lisans vermek,
Hazırlayacağı bir yönetmelik ile usul ve esaslarını belirleyerek riskli yapıların tespitini talep etmek, yapı malikleri veya kanuni temsilcileri talep edilen riskli yapı tespitini yaptırmazlar ise, riskli yapı tespiti yaptırmak,
Rezerv alanı belirlemek, riskli alan belirlemek,
Rezerv alan ve/veya riskli alan konusunda maliklerden belediye ve il özel idarelerinden gelen teklifleri değerlendirmek,
Riskli yapı tespitine karşı yapılacak olan itirazları inceleyecek olan “teknik heyet”i oluşturmak,
6306 sayılı Kanun uyarınca yapılacak maliklerle ve kiracılarla yapılacak anlaşmaların usul ve esaslarını belirlemek,
Riskli alan ve yapılarda tahliye ve yıktırma işlemlerini yaptırmak,
Kanunun 3’üncü maddesi kapsamında Bakanlar Kurulu kararıyla veya Maliye Bakanlığınca Bakanlığa tahsis edilerek tasarrufuna bırakılan taşınmazlar da dâhil olmak üzere, uygulama alanında bulunan bütün taşınmazlar üzerinde her tür harita, plan, proje, arazi ve arsa düzenleme işlemleri ile toplulaştırma yapmak; bu alanlarda bulunan taşınmazları satın almaya, ön alım hakkını kullanmak, bağımsız bölümler de dâhil olmak üzere taşınmazları trampaya, taşınmaz mülkiyetini veya imar haklarını başka bir alana aktarmak; aynı alanlara ilişkin taşınmaz mülkiyetini anlaşma sağlanmak kaydı ile menkul değere dönüştürmek; kamu ve özel sektör işbirliğine dayanan usuller uygulamak, kat veya hasılat karşılığı usulleri de dâhil olmak üzere inşaat yapmak veya yaptırmak, arsa paylarını belirlemek; 23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundaki esaslara göre paylaştırmak, payları ayırmak veya birleştirmek ve Türk Medeni Kanunu uyarınca sınırlı ayni hak tesis etmek,
6306 sayılı Kanun uyarınca İdarenin (?) (belediyeler ve il özel idarelerinin) yetkileri;
Bakanlıktan rezerv alanı belirlenmesi veya riskli alanın tespiti talebinde bulunmak,
Riskli yapı tespiti yapacak kurum ve kuruluşlara lisans vermek,
Bakanlıkça süre verilerek maliklerden veya kanunî temsilcilerinden istenen riskli yapı tespitinin verilen süre içinde yaptırılmaması halinde, riskli yapı tespiti yaptırmak,
Riskli yapı tespitinin hak sahiplerine bildirilmesi ile verilen 60 günlük süre içerisinde yıktırılmayan yapının yaktırılmasını sağlamak,
Dönüşüm Projeleri Özel Hesabından yapılacak kira yardımlarını onaylamak,
Riskli alanlarda, riskli yapıların bulunduğu taşınmazlarda ve rezerv yapı alanlarında bu Kanun kapsamındaki proje ve uygulamalar süresince her türlü imar ve yapılaşma işlemlerini geçici olarak durdurmak.
6306 sayılı Kanun uyarınca TOKİ’nin yetkileri;
Bakanlıktan rezerv alanı belirlenmesi veya riskli alanın tespiti talebinde bulunmak,
Dönüşüm Projeleri Özel Hesabından yapılacak kira yardımlarını onaylamak,
Riskli alanlarda, riskli yapıların bulunduğu taşınmazlarda ve rezerv yapı alanlarında bu Kanun kapsamındaki proje ve uygulamalar süresince her türlü imar ve yapılaşma işlemlerini geçici olarak durdurmak.